Uykusuz ve yorgunuz. Maç yazısı gün içinde eklenecektir ama şunu yazmadan da uyku haram bize: 90+5'te atılan galibiyet golünden daha değerli olan şey, 90+5'teki galibiyet golünü "Fener kümeye!" diye çığıran Birleşik Futbol Kulüpleri taraftarının kalesine atmaktır. "Fenerle kimse başedemez" demiştik. Bunu hala slogan mı sanıyorsunuz siz?
Devam edelim;
Ligin ilk yarısında Bayanlara karşı oynanan Manisa-Fenerbahçe maçı bu defa erkek erkeğe oynanacak. Ancak o maçın "free" olmasının etkisinden hala çıkamamış bir grup var ki ısrarla biletsiz girmek istiyorlar stada. Havanın ayazında, manisanın kaçak Tarzan'ı hiç çekilmiyor Fener aşkı olmasa...
İzmir Atatürk Stadında dürbünle görebildiğimiz futbolcular Manisa 19 Mayıs Stadında halkın içine karışmış. Herkes fazlasıyla yakın ve fazlasıyla 3d! Stoch ilk defa bu kadar mohikan, İsmail ilk defa bu kadar arap! Bu yakınlıkta Tel örgüye elektrik bile verilse sorun etmeyeceğiz.
Fenerbahçe taraftarı Lefter'e selam gönderiyor sürekli, takım ise Lefter'in formasını giyerek posterlik çalışma yapıyor şeref tribünü önünde ama 90+5 dakikada şunu anlıyoruz ki sadece formasını değil Lefter'in ruhu da bugün bu formanın içinde. Zira takım haftalar sonra iyi futbol oynuyor.
Saygı duruşu sırasında, saygısızlığı bir duruş olarak algılayan Manisa taraftarı var tribünde. Maçın süresi yetmeyecekmiş gibi -ve her ne alıp veremedikleri varsa- bu sessizlikte çığırıyorlar "Yönetim İstifa" diye. Tamam yönetim istifa etsin de siz de çekilin gidin artık şu tribünlerden.
Takım karşısına Manisaspor'u, taraftar ise Spil Dağı'nı almış. Onlar Manisa'yla sahada biz soğukla tribünde mücadele ediyoruz. Ve ilk defa Lefter ve Alex'siz oynuyoruz üstelik, ancak özellikle ikinci yarıdaki futbol ısıtıyor içimizi.
Fenerbahçe ilk yarıda uzak kaleye gol atamayınca Polyanna'ya selam çakıyoruz: "Olsun la, ikinci yarıda golleri bizim kaleye sakladı takım işte!" Golü kim atacak derseniz Bienvenu hariç herkes diyebiliriz. Arkadaşımız kendisine Guiza 2 diyor ama biz itiraz ediyoruz, zira (Guiza /4 ) 2 olması daha olası. Yine de kızmıyoruz Kamerunluya. Bir panda'ya uçan tekme at deseniz yapamaz, asıl sorun bize kendisini mecbur kılan düzende çünkü.
Caner ve Stoch sol taraftan, Gökhan sağ taraftan deli ediyor Manisalıları ama ortada kafayı çakacak elemanı bulamıyoruz bir türlü. Sow, Nobre, Del Piero vesaire gelene kadar en azından cv'sinde forvet kimliği bulunan stoper Serdar Kesimal bile oynasa bu bölgede şu anki durumdan daha kötü olmayacağımız kesin!
Kadın ve çocuk tribününden sahaya bir adet biberon atılıyor! Vicdansız Anne!
Dakikaları saymaktan vazgeçmişiz. Maç 1-1. Emre'nin ortası gol olur. ;)
Yalan yok. Şahsen umudumuzu kesmiştik takımdan ama dedik ya Lefter formasını, ruhuyla geçirmiş bugün futbolcularımız üzerlerine. Uzatmanın uzatmasında gelen gol, hakem konuşmak için malzeme arayan kitleye un ve şekerini veriyor da sahaya atılan Biberona karıştırıp içmelerini tavsiye etmekten başka yapacak şey yok.
Dilinde şarkıların gündüz gece...
Deli gibi aşığız Fenerbahçe!...
....
Geçen yıl bu şarkıyı çok dinledik, bu yıl ilk defa denk geldik. Dileriz devamı gelsin.
Taraftar ısınmak için atraksiyon peşinde. Sahaya sırtını dönüyor, yeterli alan olsa takla bile atılacak.
Ve kapanış tezahüratı: Çevik kuvvet sarı desene, desene, deseneee!

