Süper Final'in dün yağmurda akan makyajı aslında bu ligin özetiydi. Onca yaşatılan olaydan sonra gerdirile gerdirile ancak bu kadar parıltılı hale getirilebiliyordu bu lig ama aslında bu Türkiye'nin 1/4'ünün zerre umurunda değildi. Fenerbahçelilerin tek gayesi var artık: Çubukluya her zamankinden daha fazla sahip çıkmak. Şaşkın Bakkal'a giderken otobüste şaşırıyoruz, bu durak mı sonraki mi diye ama mavi kabloyu kesip doğru durakta iniyoruz.
Meslektaşımız Murat Özaydınlı (Yüksek Makine-Endüstri Müh.) bizimle aynı anda çıkıyor sahaya. Buyur ediyoruz masamıza ama ayakta durup kalabalığı izlemeyi tercih ediyor.
Kalabalığı yarmaya çalışan kimi araç şoförleri kornaya abanıyor düğün konvoyu gibi. Taraftardan küfürü yedikten sonra cenaze konvoyu sessizliğine geçiyorlar anında.
Maçta da açılıyor bu pankart. Şımarık sünnet çocuğu triplerindeki TS camiası her gün istekte bulunuyor Federasyondan. Kafiyeli olarak "Sapını" ikram ediyor pankart sahibi.
Kalabalık içine araç sokulmuyor ama ambulans hariç tabi. Taraftar anında yolu yarıyor ve yol veriyor ama arkadan gelen kurnazları da anında bünyeden atıyor. Pizza kuryesi de isyanda. Öğle yemeği için söylenen pizza akşama buzlu olarak hizmet edilecek.
Aziz baba ve aziz kızı.
Otobüs şoförü yoldan umudu kesmiş olacak ki aracı terketmiş.
4 saat boyunca Basri Dirimlili'yi ait pankart ve çubuğu bu bayan taşıdı. Yoruldu, konvoyda geri düştü ama sol şerit kaldırımına geçip yine en öne geçmeyi hep başardı. Bizim kadınlar nicelik olarak da nitelik olarak da fazla bir tür.
"Ben küçüğüm, Sevdam büyük" pankartı günün en şirini. Taraftarın 7'si aşağıdaki 70'i yukarıdaki resimde.
Bu surların üstündeki 3-5 Ulubatlı, Caddedeki taraftarla slogan paslaşıyor. Sarııııııı
Lacivert!!!
Efsanevi Fenerbahçe amigosu Paşalı Birol'a selam vermeden geçmiyoruz. Fenerbahçe'nin 1000'den fazla maçına gitmişliği var diye biliyoruz kendisini. Eskinin zarif pankartlarında hep onun imzası var. Bir nevi aşık, yunus kendisi bizler için.
Fazla sallanmadan maça girelim diyoruz ama ama elimizde 2 Telekom 1 Migros bileti var. Migros'u takasa yanaşan yok. Kimse rakip tribüne ayrılan yasak bölgenin yakınında bulunmak istemiyor. Neyse ki kombinesi olup maça gelmeyen birisinin yerine geçiriyoruz kuzeni. Açığa çıkan Migros tribün bileti de anında bir taraftara piyango olarak bedavadan veriliyor. Omuz omuza derken sadece fiziksel olarak kastetmemiştik biz onu işte tam da bu yüzden.
Şampiyon kızlar sahada!
Maç hakkında detaylı yazmaya, karşılaştırmalar yapmaya vs. gerek yok. Fenerbahçe kendisi yerine CL'ye gönderilen çakma dublörünü ve her 3 günde bir kupa diye nağmeler gönderen 3/4'ün sevgilisini yine [şike şike] çimlere gömdü!











































