21 Aralık 2012 Cuma
26 Kasım 2012 Pazartesi
11 Kasım 2012 Pazar
Fenerbahçe 2-1 Orduspor
Santos'un Antep'e çaktığı golün aynısını Sunexpress'e atıyoruz uçağa son dakikada sonuncu kişi olarak binerek. Kişisel tarihimizde ilk defa adımız anons ediliyor havaalanında. Gol sonrası Santos diye defalarca tekrarlanmıyor adımız ama duygusala bağlayıp üzülmüyoruz da!
Alex'in dirisine hiç bu kadar yakın olamadık ama şimdi taş gibi de olsa kendisi tam karşımızda. İçimizdeki en büyük ukdelerden biridir, büyük kaptan ile aynı karede olamamak. Acısını heykelinden çıkarıyoruz biz de. Parkın önünden kim geçerse makineyi eline verip Alex'in yanına geçiyoruz ve çekilmedik açı bırakmıyoruz efsaneyle.
En son büyükadada bir araya gelen çift bugün sırt sırta vermiş Kadıköy'de dimdik duruyor. Biri deftere yazmış golleri bir diğeri hemen zihnimize.
Bugün 10+1 Kasım.
Ayı yavrusunu severek öldürürmüş. Buraya yazıyorum, heykele tırmanan bu taraftar 3+1 vakitte Alex'in heykelini o çimlere devirir.
Stadın önünde yapılmaması gereken 9 küsurlu hareketten birisi bu. İkea elemanları sarı kırmızı üniformayla ceza alanındaki Burak rahatlığındalar. Kendilerinin, ürünleri gibi parça parça hale gelmemesinin nedeni saatin sabahın bi vakti olması ve ortamın tenha olması pek tabi.
Bu güzelliğe ne yorum yazayım şimdi!
Dünyanın en tereddüt edilesi durumlarından biri bu. Fenerbahçe'ye gitmek için düz, Kadıköy'e gitmek için sola dönmeliyiz. Yanıt çok zor. Ne kadar joker hakkımız varsa hepsini kullanıyoruz ve düşünüyoruz "Look at the tabela!" derken acaba bunu mu demek istedi?
Fenerium'dan 4. "slim" gömleğimizi de aldık. Rıdvan'ın formasını Müjdat'a giydirmiş gibi olduk ama içeri çekince sorun yok!
Gruplar düğün sahibi gibi stada en erken gelenler her zaman. 5 hafta aradan sonra ilk defa erkekçe maç izleyeceğiz burada. Bayanlarımız -sağolsunlar- o kadar uzun zaman istimlak ettiler ki stadı, koltuklarda parfüm kokusu hala çok ağır. Biber gazına alışkın bir camia olarak zor tabi bu duruma hemen uyum sağlamak.
Sağolsun başkanımız tribünlerin ısıtma olayını o kadar iyi yapmış ki soyunma odasında üşüyen ordulular erkenden sahaya çıkıp tribüne el tutuyorlar ısınmak için.
Özledik ya la!..
Kapıda zulaladığımız bozukları tribün altında çiğdem-çekirdeğe çeviriyoruz.
Kadıköy hatırası.
Bu akılsız taraftara! 5 maç ceza yetmemiş olacak ki hem de şehitlerimiz için yapılacak saygı duruşu başlayacakken kendini sahaya atıyor. Duble aptallık!
Maçın başlamasına saniyeler kala son cephaneyi (çiğdem-çekirdek) tüketiyoruz.
İlk 25 dakika taraftar Fenerium tribünde yerine oturmadı. Tribünden bir önceki 5 maça göre daha kalın ses gidiyor. Bu ambians sahada karşılığını hemen buluyor. Gol sonrası takım Sow'un yanında, Sow da Kocaman'ın. Sakat sakat! bu kadar oynayabiliyor işte! (Son 7 maçta 5 gol) Takım Ordu'nun 3 katı kadar kaleye şut atıyor. (19-7) Maç boyunca soldan 1 sağdan 9 adet ceza alanına pas kesilmiş. Stoch'un kendini bulması halinde oyunu yayacağımızı ve Kuyt'ı biraz daha Sow'a yardımcı görebilirize yorabiliriz bunu. Christian çerçeveyi en çok deneyen ve tutturan isim (5/3). Stoch en çalışkanlardan ve de en başarısızı (3/0). Sezer en yüzdelisi (1/1) ve gözlerinden öpülesi!
Plakalarının 52 olduğunu hatırlatıyor Ordulular ilgili dakikada. Şovlarının sezon finali bu kadar işte. Aferin!
Stoch çıkacak bu darbeden sonra. Caner, Sezer, Selçuk oyuna girecek. Sezer'i ilk defa canlı olarak görüyoruz çubukluyla. Hem de ne canlı. Hd ve 3d!
Sahada dökülen teri görüyoruz ama dökülen gözyaşlarını sonradan öğreniyoruz. Helal sana Büyük Sezer!
Kuyt tip olarak alakasız olsa da yürek olarak doğunun misafirperver evsahibi gibi. Taraftarı çıkış tüneline kadar alkışlarla geçirip evinden uğurluyor.
2-1 pis bir skor. Baransu gibi aldatıcı bu. Maç bu skorun hakkını verecek çekişmede geçmedi oysa.
Sevişme üzerine yakılan sigara misali. Maçı kazanmışız, tribünden kalkasımız hiç yok.
Son sözümüz Fenerbahçe!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



