En son Karabük karşısında bırakmıştık Fenerbahçe'yi. O maçtan şimdiye çok zaman geçmese de o takımla bu takım arasında değişen çok şey var. Alex nasıl bu takımın kalbi olduysa Gökhan-Emre-Webo ikilisi de yeni takımın omurgası... Takım bu sezon 48. maçına çıkarken bizim de tribünde olacağımız 4. maç bu. 48/4=12 numara olmanın hakkını ancak bu kadar verebiliyoruz işte. İstanbul'a geçiş Bursa aktarmalı olacak. Bursaspor'dan 3 puan almanın yolu Bursa'da İskender yemekten geçer der taraftar kitabı. Affetmiyoruz.
Texas'lılar Yalova çıkışında K9 moduna geçmiş limanda Fenerbahçeli kokusu arıyor ama ortamdaki tek koku Deniz kokusu. Bizim yolculuk ettiğimiz otobüste bulunan 2 Bursalı 2 Fenerbahçeli ise ikram edilen kek servisini kaçırmamak gibi çok hayati mevzularla meşgul.
Texas Vapuru hareket etmek üzereyken ve tabi ki camianın tamamını temsil etmeyecek bir kaç münferit! (bi sg) deniz korsanı bizim sonradan farkettiğimiz Fenerbahçe otobüsüne denizden topladıkları çakıl taşlarını! atıp kaçıyorlar. Spartacus'e kelek yapan korsanlar bile daha delikanlı ya la.
2 otobüs öndeki kardeşlerimizi yeni görüyoruz. Bursa korsanlarının yaptıkları can sıkmış ki görevlilere sitem ediyorlar.
Bir avuç Bursalı bizi Poseidon'a sevgiyle uğurluyor.
3 ay sonra Cennetteyiz. Kombineyi kaybettiğimizden mütevellit 75 tl bayılıp yenisi için başvuruda bulunduk. O kart üretilene kadar Telekom Tribünü'ne davetiye ile gireceğiz. Kombine'sini kaybedenler gibi bir blok yok Allahtan, yine L blok'tayız.
Takım elbiseli abiler zemin incelemesinde. Avrupa yakasının malum stadında bu incelemeyi yaparken sakatlanan hakem var rivayete göre. Rıdvan kulağına...
Kadıköy'ün çatlak sesi misafir Texas gençleri bu defa verilen Samanyolu müziğine eşlik ediyor bizlerle. Harbi duygulandım. Filmin yönetmeni olsak o elemanları 6 ay o tribünden çıkarmayıp 7/24 bu müziği verip camiaya katarız.
Bizleri Bursa Kapalı Cezaevine buyur edenlere ithafen Kadıköy F tipinde burunlarının dibinde "Emek hırsızı, Amblem hırsızı" temalı pankart açılıyor. Korsan Amblem alma, aldırma Bursalı!
Unutmadan. Şu resim Bursaspor'un henüz resmi olarak 5. büyük olmadığının ispatı. Büyük dediğin takım, deplasmana seyirci götürmez! (bkz. derbi maçlarda rakip taraftar yasağı)
Ah Kaka değil Ah Tuncay!
1. dakikada Bursalılar cephaneyi tüketiyor. 1 meşaleyi de Migros tribünü yörüngesinde görüyorsunuz. Henüz bizim taraftar gibi 300 metre mesafeli nokta atış yapamıyorlar tabi.
Takım, Kadıköy'de 0-1'e bu defa fazla zaman geçmeden ulaşıyor çok şükür. Şimdi gerçek futbolumuza dönebiliriz! Emre'nin attığı golde kendisini seçemesem de topu alış vuruş tarzından o olduğunu anladık. 50 bin kişinin nazarı değiyor kendisine ve 22'de oyundan çıkıyor. Sahadaki Fenerbahçe Ziegler-Webo-Emre'siz ligin ilk yarısındaki Fenerbahçe artık. Ama bir farkla: Ruh!
Kuyt Kuyt Kuyt!
Koyduk mu?!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder